Murat Padak Hocanın Kişisel Web Sayfasına Hoşgeldiniz! 20 Ekim 2020

Ebu Hüreyreden ne İstiyorlar

Ebu Hüreyreden ne İstiyorlar

CANER TASLAMAN’IN bazı felsefe görüşleri ve izahları çok güzel. Kendi alanıyla ilgili konuştuğu zaman çok güzel açıklamalar yapıyor. Özellikle de İslam’a saldıranlara verdiği cevaplar çok güzel. Ama kendi alanının dışına çıkınca konu biraz daha değişiyor. Zira hadis ilmi öyle bir kaç itiraz ve bazı hadislerin akla ve nakle uyumsuzluğu ile ilgili bir ilim değildir. Bu konuşmasında konu yine Ebû Hureyre. Peki, neden Ebû Hureyre? İtiraz ettiği konularda ne kadar haklı ve ne kadar bilgi sahibi?

Ebû Hureyre dört halifeden daha fazla hadis rivayet etmiş mi?

Hazreti Ebû Bekir peygamber efendimizin vefatından sonra iki yıl geçmeden vefat etti.

Hazreti Ömer Peygamber efendimizin vefatından 13 yıl sonra vefat etti.

Hazreti Osman peygamber efendimizin vefatından 25 yıl sonra vefat etti.

Hazreti Ali ise 30 yıl sonra vefat etti.

Ebû Hureyre ise peygamber efendimizin vefatından 48 yıl sonra vefat etti.

Yani dört halifeden daha fazla rivayet etmesinin nedenlerinden biri onun diğerlerine nispeten daha geç vefat etmesidir.

Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in vefatından hemen sonraki ilk yıllarda sahabenin tamamına yakını peygamber efendimizin nasıl namaz kıldığını, nasıl oruç tuttuğunu, abdest aldığını, nasıl davrandığını çok iyi biliyordu. Herkesin peygamberi gördüğü, duyduğu, bildiği bir ortamda rivayet olmaması gayet normal bir durumdur.

Ancak yeni müslüman olan kimselere peygamber efendimizden bahsetmek için elbette ki, sözlü rivayet devreye girecektir. Hazreti Ebû Bekir kime hadis rivayet edecekti?
Hazreti Ömer kime rivayet edecekti? Herkes zaten onların bildiği rivayeti aşağı yukarı aynı şekilde biliyordu.

Hazreti Ömer’in Ebû Hureyre’yi hadis rivayet ettiği için dövdüğünü söyleyen ve kaynakları ile ispat etmeye çalışan Caner Taslaman bey şu yanlışa düşüyor. Bu dayak olayı için getirdiği ilk kaynak 262 yıllarda vefat etmiş bir alimin tarih kitabıdır. Yani olay hazreti Ömer döneminde gerçekleşmiş ama olayı ilk yazıya döken ise 250 yıl sonra vefat etmiş biridir. Burda kendi kendisi ile çelişiyor. Zira rivayetin kulaktan kulağa dolaşmasına bir yerden itiraz ederken diğer yandan işine geldiği yerde bunu kullanmaktan çekinmiyor.

Ebû Hureyre’ye yapılan bazı itirazlar var. Hazreti Ömer’in, Hazreti Aişe’nin itirazları var. İyi tamam da onlara da başka sahabelerin itirazları var. Her itiraz gören kişinin rivayeti alınmasaydı ilmin bir anlamı kalmazdı. Ebû Hureyre’ye yapılan itirazlar zaten yine kutubi sitte içinde yer alıyor. Hatta aynı hadis kitabı içinde yer alıyor. Kimse Hatasız değildir. Ebû Hureyre’nin o hadislerde hatalı olduğunu hadisçiler aksi hadisi getirerek zaten belirtmiş oluyorlar. Bunu abartmanın ya da başka mecralara çekmenin bir manası yoktur sanırım.

Ebû Hureyre en son vefat eden dördüncü halife Hazreti Ali’den sonra 18 yıl daha yaşamış. Toplamda müstakil olarak yani hiçbir sahabenin rivayet etmeyip de sadece Ebû Hureyre’nin rivayet ettiği hadis sayısı bazı hadisçilere göre 25, bazılarına göre ise 100 civarındadır. Yine unutmayalım ki, bunların da sıhhat durumları incelenmiştir.

Yani yüz civarında hadis rivayet etmiş ve bazı itirazlara maruz kalmış Ebû Hureyre’ye saldırmak çok da akla uygun değildir. Ayrıca Taslaman hocanın kaynakları hep tercüme eserlerdir. Tercüme eserlerin ise gerçekten tahkike ihtiyacı vardır.

Son olarak şunu demek istiyorum. Müşrik bir ravi hazreti Ebu Bekir’e geldi ve şöyle dedi: Senin peşinden gittiğin kişi dün gece Mekke’den Kudüs’e gidip geldiğini söylüyor. Sen daha bunun peşinden gidecek misin?

Hazreti Ebû Bekir: O söylüyorsa doğrudur diye cevap verir.

Şimdi ise müslümanların yaptığı rivayete bile: Peygamber efendimiz demişse doğrudur gözüyle bakılmıyor.

Murat PADAK Diyanet Eğitim Merkezi Eğitim Görevlisi

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz