Murat Padak Hocanın Kişisel Web Sayfasına Hoşgeldiniz! 19 Ekim 2020

Kur’an Allah’ın kelamı değilse kimin kelamıdır

Kur’an Allah’ın kelamı değilse kimin kelamıdır

Başta Mustafa Öztürk olmak üzere bazı akademisyenler Kur’an hakkında bazı iddialarda bulunuyorlar. Bunların bir kısmı Kur’an’ın mana itibariyle Allah’ın sözleri, lafız itibariyle de Resulullah’ın sözleri olduğunu söylüyor. Bazıları da Kur’an’ın bazı ayetlerinin hem lafız ve mana itibariyle Allah’a; diğer bazı ayetlerin ise hem lafız ve mana itibariyle Resulullah’a ait olduğunu söylüyorlar. Bazıları da hızını alamayıp Kur’an’ın tamamının Resulullah’ın sözleri olduğunu ve onun Allah ile arasındaki diyaloğun bir semeresi, bir çıkarımı olduğunu söylüyorlar.

Bunların bu söylemleri akademik olunca diğer bazı akademisyenler tarafından da bilim, ilim ve düşünce kabilinden şeyler olduğu kabul ediliyor. Yani susarak olaya müdahele etmiyorlar.

Tüm bu iddiaların çürütülmesi gerekir. Aksi halde İslam diye bir din kalmamış olur. Neden mi?

Şimdi bir an bu iddia sahiplerinin sözünün kabul edildiğini var sayalım. Kur’an Resulullah’ın sözleridir. Peki, ne kadarı? Hepsi mi? Bazıları mı? Bazıları ise hangileridir? Bunun ölçüsü nedir? Kim bu ayetleri belirleyecek? Kimin aklına göre? Cihadı sevmeyen adama göre cihat ayetleri Resulullah’a ait. İbadeti sevmeyen adama göre ise ibadetle ilgili ayetler Resulullah’a ait. Bu, bu şekilde başını alır gider.

Peki, o zaman ayetle hadis arasındaki ayırım nasıl olacak? Madem Resulullah’ın sözleri ayet de sayılabilir, peki bu Resulullah’ın Kur’an’ın dışında hiçbir sözü aktarılmamış mı? Hiçbir sözü ezberlenmemiş mi? Canını ve malını onun uğruna feda eden sahabe, peygamberden Kur’an dışında hiçbir söz ezberlememiş mi? Ezberlemişse bu sözlere neden hadis diyoruz da ayet demiyoruz?

Kur’an’ın toplanması ittifakla Hazreti Ebû Bekir döneminde olmuştur. Hazreti Ebû Bekir peygamber efendimizden en geç iki yıl sonra vefat etmiştir. Yani Kur’an bu iki yıl içinde bir araya getirilmiştir. Sahabe efendimiz Kur’an’ı Allah’ın kitabı olarak mı bir araya getirdiler, yoksa Allah ve Resulünün ortak sözleri diye mi bir araya getirdiler. Herkesin malumudur ki, ittifakla Allah’ın sözleri diye bir araya getirilmiştir.

Ancak bu olaydan bin dört yüz kırk sonra nasıl oluyor da ilim adı altında Kur’an’ın sadece Allah kelamı olmadığı iddia ediliyor?

Şimdi diğer kritik sorulara geliyorum. Resulullah sonuçta bir beşerdi. Kur’an ayetleri arasında meydan okuyan üç ayet var. Birinde bu Kur’an’ın benzerini getirmeye gücünüz yetiyorsa benzer bir Kur’an getirin, diğerinde on Sûre getirin, diğerinde ise bir Sûre getirin diyor.

Bu iddia kime aittir? Allah’a ait ise, Hazreti Muhammed Kur’an ayeti getirmiş olarak Allah’a meydan okumuş olmuyor mu? Bak ben getirdim, manasına gelmiyor mu? Farzı misal bu ayetler Allah’a değil de Resulullah’a ait ise peki, bu takdirde Resulullah blöf yapmış olmuyor mu?

Ayrıca insanlara kendi sözlerini Allah’ın sözleri diye okumuş olmuyor mu? “Eğer o bizim adımıza bazı sözler uydurmuş olsaydı biz onun şah damarından yakalardık” ayetine muhalefet etmiş olmuyor mu?

“Eğer Kur’an Allah’tan başkası tarafından indirilmiş olsaydı onda bir çok ihtilaflar bulurlardı” ayetine göre Kur’an bizzat Allah’a ait bir kitap olarak vasfedilmiş. Şayet bazı ayetler Resulullah’a ait olsaydı peygamber Allah adına haşa yalan mı söylüyor?

Özellikle Hurufu Mukataa ile başlayan sûrelerin tamamında Kur’an bizzat Allah’a ait bir kitap olarak belirtilmiştir. Net ifadeler kullanılmıştır. Buna rağmen nasıl olur da Kur’an’ın bir kısmı Resulullah’a ait olur?

Peki, Resulullah madem kendi sözlerini de Kur’an diye öğretecekti, sahabenin güvenini nasıl alacaktı? Kur’an’da yirmi küsür kadar ayette “Allah’a iftira edenden daha zalim kim vardır?” ifadesi geçmektedir. Eğer Resulullah böyle bir şey yapmışsa yani Allah’ın demediğini demişse ondan daha zalim kim vardır?

Kur’an’a müdahele edebilen, yani kendi sözlerini ekleyebilen Resulullah Kur’an’da neden hep kendisine kızmıştır?
“Ey Peygamber eşlerini memnun etmek için neden Allah’ın sana helal kıldığı şeyleri haram kılıyorsun?”
“Sen insanlardan korkuyorsun. Halbuki korkulmaya layık olan Allah’tır.”
“Eğer müşrik olursan amellerin boşa gider.”
“eğer ilim sana geldikten sonra onların arzularına göre hareket edersen zalimlerden olursun.”
“O münafıkların namazlarını kılma ve kabirlerinde asla bulunma!”
Bunun gibi onlarca ayet varken, peygamber neden kendisini kınıyor da neden kendisini sürekli kendisini övmüyor? Neden kendisini kınayan ayetleri okutturdu ve ezberletti?

Aslında çok daha uzun bir şekilde cevap verilebilir. Ancak akıllı adama bu kadarı yeter.

Kur’an hem lafız hem mana itibariyle Allah’a ait bir kitaptır. Bundaki en ufak şüphe Kur’an’ı da ortadan kaldırır, Resulullah’ı da ortadan kaldırır. Hatta Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemi haşa ve haşa yalancı durumuna düşürür.

Bir kaç akli düşünceden yola çıkarak Kur’an üzerinde şüphe oluşturmaya çalışan kimseleri de tövbe etmeye davet ediyorum. Ayrıca bu gibi konularda etkili kurum ve şahısları da reddiyeler yazmaya davet ediyorum.

Murat PADAK
Diyanet Eğitim Merkezi Eğitim Görevlisi

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz