Murat Padak Hocanın Kişisel Web Sayfasına Hoşgeldiniz! 20 Kasım 2020

Uhrevi konularda bile dünyevileşme tehlikesi yaşıyoruz

Uhrevi konularda bile dünyevileşme tehlikesi yaşıyoruz

Dünyevileşmenin diğer adı benden sana ne? Senden bana ne? Dinden bana ne? Ahiretten bana ne?

Hemen her gün dinle ilgili bir şey kaybediyoruz. İçi boşaltılan başörtüsü, kusurları örtmek için giyilen cübbe, sarık, Allah’ı da belki razı ederim diye öylesine yapılan ibadetler, gösteriş, riya, samimiyetsizlik, dini değerlere karşı saygısızlık….

Din adamlarına karşı saygı hürmet kalmadı. Gerçek din adamlarına konuşma hakkı verilmiyor. Konuşma izni verilenlere de suya sabuna dokunmadan konuşma izni veriliyor. Azıcık gerçeklerden bahsedenler malesef önce toplumun gözünden düşürülüyor, sonra da küstürülüyor.

Camiler ibadet, inanç merkezleri olmaktan çıkıp klipli ilahilerin mekanı, dizi filmlerin setleri, ne idüğü belirsiz bazı ayinlerin cazibe merkezi haline getiriliyor. Gün geçtikçe Allah’ın dininden çok başkalarının işlerine hizmet eden ticari bir merkeze dönüştürülüyor.

Kur’an yaşanan bir kitap olarak anlatılan bir kitap olmuyor. Hep okunması, ezberlenmesi tavsiye ediliyor. Yarışmalar düzenleniyor ama okuyan da dinleyen de sadece lafzından feyz alıyor. Ölülerin ardından okunması gereken bir kitaba dönüştürülüyor. Nerde bir toplu ölüm varsa, doğal afet varsa hemen hatimler ile Kur’an gündeme geliyor. İçkiden bahsettiği unutuldu. Faizden bahsettiği unutuldu. Hırsızlık, cinayet, kul hakkı, komşu hakkından bahsettiği unutuldu. Hep yedisinde, kırkında, elli ikinci gecesinde, seneyi devriyesinde okunan bir kitap oldu.

Hakkın hatırı halkın hatırına mağlup oldu. Hakkın ne dediği değil halkın ne dediği önemli oldu.

Dinin emirlerinden işine geleni din olarak aldı. Abdest almak kolay olduğu için onu aldı. Ama faiz de alıyor. Namaz kılmak zahmetsiz olduğu için onu kıldı. Ama işçisinin fazla mesaisine de el koydu. Babasından kalan mirası erkekler kendi arasında bölüştürdü. Kendi kız kardeşlerine bile abileri zülmetti. Sonra umre ve Hac ile arınmaya gitti. Arınmak ne hacda ne unrede. Kul hakkını vermeden hiçbir ibadet arındırmaz.

Bismillah diyerek dükkanı açtı ama akşama kadar gelen müşterileri dolandırdı.

Kadınlar bir alem erkekler başka alem oldu. Kadınlar tanrıçalar gibi ilgi bekler oldu. Onu almak da bırakmak da mesele oldu. Alan bir daha bırakamaz oldu. Bırakan da nafaka denilen ömür boyu bir fidye ile kurtulmaya çalıştı.

Kimse bana karışmayın der oldu. Doktor sen de karışma! Hoca sen de karışma! Ne sigarama karış, ne keyfime karış, ne başörtüsü altında giydiğim mini eteğe karış, ne cebimdeki piyango biletine karış!

Allahım sağlık ver diyoruz, ama sigara paketi cebimizde! Bereket ver diyoruz ama piyango bileti cebimizde. Hayırlı evlat istiyoruz. Çocuklar sokaklarda terk edilmiş…

Nasihat edenleri de sevmiyoruz, nasihatı da sevmiyoruz. Anca kendimizi seviyoruz.

O kadar güvensizlik var ki, telefonlarımızın ekran şifresini eşimize, hayat arkadaşımıza dahi vermiyoruz. Aynı yastıkta yattığımız eşimizden bile sakladığımız sırlarımız var.

Batıyoruz. Ama ben battım diye herkesi de batmaya davet ediyoruz. Kimsenin eskisini giymiyoruz. Hep yeni olmalı, kimsede olmamalı. Benim için üretilmiş olmalı diyoruz.

Tebessümü bile bizden zengin olanlara, bizden itibarlı olanlara, bizden güçlü olanlara yapıyoruz. Zenginlerin, itibarlı kimselerin ve güçlülerin çocuklarını seviyor, diğerlerinin çocuklarını bile sevmiyoruz.

Hepimiz içine düştüğümüz durumun farkındayız. Kimse halinden memnun değil. Hepimiz başkasının mutluluğunu kıskanıyoruz. Bilmiyoruz ki başkasının resimdeki mutluluğu gerçek değil, bilmiyoruz ki, mutlu pozu verenler de aslında bizim gibi mutsuz…

Dünyevileşmenin sonu daha kötü olacak. Bunun zıddı uhrevileşmedir. O da yanlıştır. Dünyada yaşadığını unutmak, acıyı, hüznü, kederi, malı, serveti görmezlikten gelmek o da kötüdür. Uhrevileşmek dünyadan nefret etmektir. İçindekilerden nefret etmektir. Halbuki Allah dünyadan nefret etmemizi istemedi. Sadece ömrünüzün yeteceği kadarıyla dünyayı sevin dedi. Ömrünüzün yeteceği kadar zengin olun dedi. Kazanın ve paylaşın dedi. Muhtaç olun dilenin demedi.

Öleceğimizi unutmadan yaşadığımız dünyayı sevelim. Hem dünya hem ahiret için var edildik.

Murat PADAK

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz